Yapay Zekâ Geleceği Konuşmuyoruz, Aslında İş Dünyasının Geleceğini Konuşuyoruz

Son dönemde yapay zekâ ile ilgili açıklamaları takip ettiğimde dikkatimi çeken ilginç bir nokta var.
Sam Altman ve Elon Musk birçok konuda anlaşamıyor olabilir. Hatta zaman zaman birbirlerine oldukça sert eleştiriler yöneltiyorlar. Ancak yapay zekânın geleceği konusunda söylediklerinin önemli bir kısmı aslında aynı yere çıkıyor. İkisi de önümüzdeki birkaç yılın son 30 yıldan daha büyük değişimler yaratabileceğini düşünüyor.
Bu oldukça iddialı bir cümle.
Fakat üretim tesislerinde, ERP projelerinde, MES uygulamalarında ve veri analitiği çalışmalarında gördüklerim bana bunun çok da abartılı olmadığını düşündürüyor.
Yapay Zekâ Artık Bir Araç Değil, Bir Çalışan Gibi Davranmaya Başlıyor
Sam Altman son dönemde sürekli "AI Agents" kavramına vurgu yapıyor.
Bugüne kadar kullandığımız yapay zekâ sistemleri genellikle bir soru sorup cevap aldığımız araçlardı.
Yeni nesil sistemler ise verilen hedef doğrultusunda birçok adımı kendi başına gerçekleştirebiliyor.
Bir satın alma uzmanı gibi teklif toplayabiliyor.
Bir planlama uzmanı gibi senaryolar oluşturabiliyor.
Bir yazılım geliştirici gibi günler sürecek işleri tamamlayabiliyor.
Buradaki önemli nokta şu:
Yapay zekâ artık yalnızca bilgi üreten değil, işi tamamlayan bir yapıya dönüşüyor.
Elon Musk'ın Asıl Bahsettiği Şey Robotlar Değil
Elon Musk'ın açıklamaları çoğu zaman robotlar ve uzay projeleri üzerinden konuşuluyor.
Ancak satır aralarına baktığımızda verdiği mesaj farklı.
Musk'a göre gelecekte ekonomik büyümenin en büyük itici gücü yapay zekâ ve robotik sistemler olacak.
Yani üretim kapasitesi insan sayısıyla değil, akıllı sistemlerin sayısıyla ölçülmeye başlanacak.
Bu noktada birçok yönetici hâlâ şu soruyu soruyor:
"Robotlar insanların yerini alacak mı?"
Bence yanlış soru bu.
Doğru soru:
"Yapay zekâ destekli şirketler, desteklenmeyen şirketleri ne kadar hızlı geride bırakacak?"
Üretim Sektörü Bu Değişimi İlk Yaşayanlardan Biri Olacak
Bir üretim yöneticisi düşünelim.
Bugün OEE raporlarına bakıyor.
Duruş analizlerini inceliyor.
Kalite sapmalarını takip ediyor.
Yarın ise sistem ona şunu söyleyecek:
"Bu hatta önümüzdeki 48 saat içinde plansız duruş riski %73."
"Bu reçete ile üretime devam edilirse fire oranı %2 artabilir."
"Bu sipariş farklı hatta üretilirse enerji maliyeti %8 azalır."
İşte gerçek dönüşüm burada başlayacak.
Raporlardan önerilere...
Önerilerden otonom kararlara...
İlginç Olan Nokta: Daha Fazla Yapay Zekâ, Daha Fazla İnsan
Sam Altman'ın son dönemde dikkat çektiği başka bir konu daha var.
Yapay zekâyı en yoğun kullanan şirketlerin aynı zamanda en fazla işe alım yapan şirketler olduğunu söylüyor.
İlk bakışta çelişkili görünüyor.
Ama tarih boyunca teknolojinin etkisi hep böyle oldu.
Excel muhasebecileri ortadan kaldırmadı.
ERP sistemleri planlamacıları yok etmedi.
MES operatörleri işsiz bırakmadı.
Ancak çalışma biçimlerini tamamen değiştirdi.
Yapay zekâ da muhtemelen aynı şeyi yapacak.
Beni En Çok Düşündüren Konu
Sam Altman daha güçlü yapay zekâlardan bahsediyor.
Elon Musk milyarlarca robotun çalıştığı bir gelecek öngörüyor.
Teknoloji tarafı gerçekten heyecan verici.
Fakat bana göre asıl soru şu:
Şirketler bu dönüşüme kültürel olarak hazır mı?
Çünkü teknoloji satın alınabilir.
Sunucu kurulabilir.
Model geliştirilebilir.
Ancak veri odaklı karar alma kültürü oluşturmak çok daha zor.
Önümüzdeki dönemde farkı yaratacak olan şirketler en gelişmiş yapay zekâya sahip olanlar değil, yapay zekâyı iş süreçlerinin doğal bir parçası haline getirebilenler olacak.
Ve bana göre asıl rekabet tam da burada başlayacak.
